İçeriğe geç
Dersizi

Sibirya Kurdu Amigo

13 sayfa · 20 soru

Kitaplık

Tuna bir sabah kendini kötü hissediyordu. Hem öksürüyor hem hapşırıyordu, hastaydı. Okula gitmeyi çok istese de annesi Duygu Hanım onun ateşini ölçtü ve otuz sekiz derece ateşi olduğunu gördü. Annesi, Tuna hasta olduğu için okula gitmesine izin vermedi çünkü hastalığını arkadaşlarına bulaştırabilirdi.

Tuna, hastalığın nasıl bulaştığını merak etti. Annesi ona hastalıkların hava, yiyecek, su, eşyalar ve hatta dokunarak bile bulaşabileceğini anlattı. Öksürdüğümüzde havaya karışan mikropların başkalarına geçebileceğini söyledi. Bu yüzden öğretmenlerin sınıfları sık sık havalandırdığını ve hasta olunduğunda evde dinlenmek gerektiğini öğretti.

Tuna, sebze çorbasını içtikten sonra annesiyle birlikte ailenin eski dostu Doktor Ömer Bey'e gitti. Ömer Bey, Tuna'yı muayene etti ve grip olduğunu söyledi. İlaçlarını düzenli almasını ve odasının havalandırılmasını istedi. Tuna da sözünü tutacağına söz verdi.

Muayenehanede Tuna, Ömer Bey'in masasındaki bir fotoğrafa ilgi gösterdi. Fotoğrafta Ömer Bey iki köpekle birlikteydi. Bu köpeklerin adı haski, diğer adıyla Sibirya kurduydu. Ömer Bey, bu köpeklerin kendi çiftliğinde yaşadığını, çok zeki ve çocukları seven hayvanlar olduğunu anlattı. Ayrıca anne haskinin yeni yavruları olduğunu, iyileştiğinde Tuna'yı çiftliğe davet edeceğini söyledi.

Tuna eve dönünce ilaçlarını aldı ve yatağında dinlenmeye başladı. Ama merakı bir türlü geçmiyordu. Sibirya kurtları hakkında daha çok şey öğrenmek istedi. Kitaplardan, dergilerden ya da internetten bilgi edinebilirdi. Tuna kitap okumayı tercih etti ve evdeki ansiklopediden Sibirya kurtları hakkında bilgi edindi. Öğrendiğine göre bu köpeklerin tüyleri siyah ve gri, gözleri ise maviydi. Çocuklarla iyi anlaşırlar, gereksiz yere havlamazlar ve soğuğu çok severlerdi. Hatta eksi altmış derece gibi çok soğuk havalarda bile yaşayabilirlerdi. Sibirya'da yaşayan bu köpekler kızak çekmek ve geyik çobanlığı yapmak için kullanılırdı.

Tuna iyileşince, ailesiyle birlikte pazar günü Ömer Bey'in çiftliğine gitti. Çiftlikte tavuklar, koyunlar ve ördekler dolaşıyordu. Güzel bir kahvaltının ardından herkes haskilerin kaldığı kulübeye gitti. Orada anne haskinin geçen hafta doğurduğu tam altı yavru köpek vardı. Ömer Bey, yavrulardan birini Tuna'ya hediye etmek istediğini söyledi. Tuna çok sevindi ve en beğendiği yavruyu seçti. Babası ona köpeğinin adını sorduğunda Tuna sevgiyle "Amigo" dedi.

Bu hikaye çocuklara hasta olduğumuzda dinlenmenin, doktora gitmenin ve ilaçları düzenli kullanmanın önemini öğretir. Ayrıca hastalıkların nasıl bulaştığını ve başkalarını korumak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatır. Bir diğer mesajı ise merak ettiğimiz konularda kitap okuyarak ve araştırarak bilgi edinebileceğimizdir. Sabırla beklemenin ve iyi davranmanın güzel sonuçlar getirebileceğini gösteren, sevgi dolu bir dostluk hikayesidir.

Testi çöz (20 soru)