İçeriğe geç
Dersizi

Duru, Güneşle Ne Konuştu?

Öğretmenevde Yayım Kurulu · 8 sayfa · 20 soru

Kitaplık

Duru'nun en yakın arkadaşı Deniz'dir. Bir gün Deniz yalnız başına ne yapacağını bilemez, çünkü tek başına oyun oynamayı hiç sevmez. Duru'yu görmeye bahçeye gider. Gökyüzünde Güneş tam tepede olduğu için öğle vaktinin geldiğini anlar ve Duru'nun okuldan gelmiş olması gerektiğini düşünür.

Duru, Deniz'in sesini duyunca bahçeye koşar. İki arkadaş, Duru'nun babasıyla birlikte diktiği rengârenk çiçeklere bakar. Piknik yapmayı düşünürler ama bahçede asılı çamaşırlar yüzünden yer bulmakta zorlanırlar. Duru çamaşırlara dokunduğunda hepsinin kurumuş olduğunu fark eder. Deniz buna çok şaşırır çünkü çamaşırlar daha o sabah asılmıştır. Duru, bunun sebebinin yaz gelmesiyle Güneş'in Dünya'yı daha çok ısıtması olduğunu anlatır.

Deniz, Güneş'in sadece ışık saçtığını sanmaktadır. Ama Güneş hakkında bilmediği çok şey vardır. Bunu fark eden Duru, Deniz'e birlikte Güneş'e yolculuk etmeyi önerir. Deniz bu fikre hem şaşırır hem de çok heyecanlanır.

İki arkadaş uzay yolculuğuna çıkar ve Güneş'e yaklaşırlar. Deniz ilk başta biraz korkar çünkü Güneş'in yüzeyi altı bin derece kadar sıcaktır. Ama Duru, üzerlerindeki özel giysiler sayesinde bu sıcaklıktan etkilenmeyeceklerini söyleyerek onu rahatlatır. Güneş'e iyice yaklaştıklarında onu selamlarlar, Güneş de onlara güler yüzle "Merhaba!" der.

Güneş kendini tanıtır. Aslında ateşten dev bir top gibi görünse de, hâlâ yanmakta olan gazlardan oluşan kocaman bir gaz tabakasıdır. Duru, gazların uçucu madde olduğunu öğretmeninden öğrenmiştir ve Güneş'teki gazların nasıl dağılmadan bir arada durduğunu merak eder. Güneş, kendi güçlü çekim kuvvetinin bu gazları bir arada tuttuğunu açıklar. Üzerinde sürekli patlamalar olduğunu, bu patlamalardan çıkan dev alevlerin hem ısı hem ışık yaydığını, Dünya'yı bu sayede aydınlattığını ve ısıttığını anlatır.

Deniz, bu kadar uzaktan nasıl bu kadar etkili olabildiğini merak eder. Güneş, tam da bulunması gereken uzaklıkta olduğunu söyler: Biraz daha yakın olsaydı Dünya kavrulur, biraz daha uzak olsaydı Dünya buzlarla kaplanırdı; her iki durumda da Dünya'da yaşam olmazdı. Duru, Dünya'daki yaşamı Güneş'e borçlu olduklarını söyler ve hep bu uzaklıkta kalmasını, hiçbir yere gitmemesini ister çünkü Dünya'yı çok severler. Güneş, Duru'ya sevgiyle gülümser.

Vakit gelince iki arkadaş Güneş'le vedalaşıp Dünya'ya doğru yola çıkarlar. Ne kadar uzun bir yol kat ettiklerini dönüşte anlarlar. Dünya'ya vardıklarında henüz akşam olmamıştır. Bahçede çiçeklerin arasına uzanıp gökyüzündeki Güneş'e sevgiyle bakarlar, gözden kaybolana kadar onu izleyip el sallarlar. Kitap, "Güneş, iyi ki vardı." cümlesiyle biter. Hikâye, çocuklara Güneş'in ne olduğunu, ısı ve ışığın nereden geldiğini ve Dünya'daki yaşamın Güneş'e ne kadar bağlı olduğunu sevimli bir dille anlatır.

Testi çöz (20 soru)
2. sınıf 3. sınıf