Duru jüpiterle ne konuştu?
9 sayfa · 20 soru
Özet
Özeti yazdırBu kitap, Duru adlı küçük bir kızın hem günlük hayatını hem de hayal gücüyle çıktığı uzay macerasını anlatır. Duru okuldan çıktığında her zaman çok işi olur. Önce eve uğrar, okul eşyalarını bırakır, üzerini değiştirir, biraz yemek yer ve sonra yüzme kursuna koşar. Kurstan döndüğünde akşam olmuştur; yemeğini yer, ödevlerini yapar ve erkenden uyur. Bunca koşuşturmaya rağmen Duru mutludur çünkü yaptığı her şeyi severek yapar.
Bir gün eve dönerken arkadaşı Deniz ile karşılaşır. Deniz, Duru ile oynamak için gelmiştir ama Duru'nun o gün de yapacak çok işi vardır. Deniz bu duruma üzülür. Duru onu kırmamak için güzel bir çözüm bulur: Kursa gitmeden önce Deniz'i eve çağırır ve o gün yapması gereken ödevi, bir ev modeli yapmayı, birlikte yapmayı önerir. Böylece hem ödevini bitirecek hem de arkadaşıyla vakit geçirecektir.
Deniz mutlu olur ve Duru'ya kursa giderken el sallar. Kurs bitince Duru sözünü tutar ve Deniz'i eve çağırır. Birlikte yemek yerler, sonra ödev için gerekli kâğıt, makas, bant ve boya kalemlerini hazırlarlar. Ev modelini yaparken Deniz zamanın ne kadar hızlı geçtiğinden söz eder. Bunun üzerine Duru ilginç bir şey söyler: Eğer Jüpiter'de yaşasalardı bir günde bu kadar çok iş yapamazlardı, çünkü Dünya'da bir gün yirmi dört saat sürerken Jüpiter'de sadece on saat sürer.
Bu sözler ikisinin de merakını uyandırır ve Jüpiter hakkında daha çok şey öğrenmek isterler. Hayal güçleriyle uzaya çıkar, Güneş Sistemi'ndeki gezegenleri baştan sayarak Jüpiter'i ararlar. Mars'tan sonra gelen gezegenin Jüpiter olduğunu, yani Jüpiter'in Güneş'ten itibaren beşinci gezegen olduğunu hatırlarlar. Jüpiter'i bulduklarında üzerinde büyük kırmızı bir leke görürler; Deniz bu lekeyi bir alerji lekesine benzetir ve ikisi de gülmeye başlar.
Gülüşmelerini duyan Jüpiter onlara seslenir ve kendini tanıtır. Kırmızı lekenin aslında uzun yıllardır süren dev bir gaz fırtınası olduğunu anlatır. Üzerinde hiç kara parçası olmadığını, çünkü tamamen gazlardan oluşan devasa bir gezegen olduğunu söyler. Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki en büyük gezegendir.
O sırada Deniz'in gözlerinden yaşlar gelir ama tuhaf bir şey olur: yaşlar yanaklarından akıp gitmez, havada küçük damlacıklar hâlinde asılı kalır. Jüpiter bunun nedenini açıklar: Dünya'da yer çekimi vardır, bu yüzden gözyaşları aşağı akar; ama uzayda yer çekimi olmadığı için bu mümkün değildir. Bu keşif ikisinin hoşuna gider ve gözyaşı damlacıklarıyla oynamaya başlarlar. Oyuna Jüpiter'in uyduları da katılır. Jüpiter'in tam altmış yedi uydusu olduğunu ve gezegenler arasında en çok uyduya sahip gezegen olduğunu öğrenirler.
Sonunda Dünya'ya dönme ve ödevi tamamlama vakti gelir. Duru ile Deniz, Jüpiter'e veda edip yola koyulurlar. Kitap, arkadaşlığın, verilen sözü tutmanın ve birlikte eğlenerek öğrenmenin ne kadar değerli olduğunu gösterirken, çocuklara Jüpiter gezegeni hakkında eğlenceli bilgiler de sunar.